Ankara’nın yıllardır terörle mücadelede kararlılıkla uyguladığı ‘sınır ötesinde terörü kaynağında kurutma’ stratejisi, artık bölgesel bir doktrine dönüşüyor. Türkiye’nin kararlı adımlarının ardından, Tahran cephesinden gelen son hamle, bölgesel güvenlik mimarisinde yeni ve ezber bozan bir dönemin kapısını araladı.
İran ordusunun en seçkin birliklerinden olan 23. Özel Kuvvetler Tugayı, son iki ayda komşu ülke topraklarında konuşlanan PKK/PJAK unsurlarına karşı tam 14 başarılı kara operasyonu gerçekleştirdi. Bu tablo, sadece İran’ın kendi sınır güvenliğini sağlama refleksi değil; aynı zamanda terörle mücadelede bölgesel ortak iradenin fiiliyata döküldüğü tarihi bir kırılma noktası...
Tahran, Ankara'nın Güvenlik Konseptini Benimserken Tel Aviv Şokta
Türkiye’nin Irak ve Suriye kuzeyinde yıllardır uyguladığı; terör örgütlerinin sınır hatlarında yuvalanmasına izin vermeyen, sürekli baskı ve nokta operasyonlarına dayalı güvenlik konsepti, artık komşu başkentler tarafından da en etkili çözüm yolu olarak benimseniyor. İran’ın 23. Özel Kuvvetler Tugayı ile doğrudan saha temizliğine girişmesi, Tahran’ın terörle mücadelede teorik söylemden pratik sahaya geçtiğinin en net kanıtı...
Bu durum küresel ve bölgesel cephede de anında yankı buldu. Öyle ki, İsrail'in önde gelen gazetelerinden İsrail Hayom Gazetesi, İran'ın sınır ötesinde terör yapılarını doğrudan hedef almasını manşete taşıdı; Tel Aviv koridorlarında Tahran’ın bu stratejik hamlesi ‘şaşkınlık ve endişeyle’ karşılandı. PKK/PJAK unsurlarının inlerinin başlarına yıkılması, örgütün coğrafyadaki hareket alanını tarihindeki en dar noktaya sıkıştırdı.
ABD ile Diplomasi Trafiği Masayı Güçlendiriyor
Bu askeri hareketliliğin zamanlaması ise son derece manidar. ABD ile İran arasında son dönemde yeniden canlanan diplomatik temaslar, yaptırımların esnetilmesi/kaldırılmasına yönelik ihtimaller ve masaya kurulan yeni diplomasi iklimi, Tahran’ın elini rahatlatmış durumda.
İran, Washington ile olası bir normalleşme zeminine hazırlanırken, içeride ve dışarıda ‘güvenlik açığı’ yaratabilecek tüm unsurları –özellikle ABD ve Batı nezdinde hassasiyet oluşturabilecek terör yapılarını– kendi elleriyle tasfiye ederek masaya çok daha güçlü oturmayı hedefliyor.
Terör Örgütü İki Ateş Arasında Kaldı
Türkiye’nin içte ve dışta kesintisiz sürdürdüğü operasyonlarla hedeflediği ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonu, sınırın diğer yakasındaki bu gelişmelerle doğrudan tetikleniyor. PKK/PJAK’ın Türkiye sınırına yığılma ve sızma imkanları İran cephesinden de daraltıldıkça, terör örgütü iki ateş arasında kalmış durumda.
Ankara ve Tahran’ın terörün kökünü kazıma noktasında dolaylı ama eş zamanlı bir sinerji yakalaması, bölgesel güvenlikte yeni bir dönemin işaret fişeği niteliğinde.
Bölgesel Terörün Sonu Yaklaşırken
İran’ın başlattığı bu kararlı sınır ötesi baskı, terör yapılanmalarının artık hiçbir coğrafyada güvenli liman bulamayacağının altını bir kez daha kalın harflerle çiziyor.
Diplomasi masalarının yeniden kurulduğu, ABD ile ilişkilerin formatlandığı ve İsrail basınından dahi endişeyle takip edilen bu kritik dönemde Tahran’ın sahada terörle arasına mesafe koyması, Ortadoğu'da terörün miadını doldurduğunun en açık göstergesidir.
Bölgesel terör varlığı tamamen temizlenene kadar bu baskının sürmesi bekleniyor.
Araştırmacı - Gazeteci | Ayşegül Akyüz Yahşi
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.