Hutbede, Kur’an-ı Kerim’in Yüce Allah’ın kıyamete kadar gelecek bütün insanlığa bahşettiği en büyük nimetlerden ve şefkat tecellilerinden biri olduğu belirtildi. Kur’an’ın insanı hakka, adalete ve huzura sevk eden ilahi bir kelam olduğu hatırlatılarak, şu ifadelere yer verildi:
"Kur’an-ı Kerim, hakkı batıldan ayırt eden ilahi kelamdır. O, asla sıradan bir söz değildir. Sözlerin en güzeli ve en mukaddesidir. İnsanlığı hak ve hakikate, iyilik ve adalete sevk eden Rahmani bir muştudur."
"Kur'an-ı Kerim İnsan Ürünü Değildir"
Kur’an-ı Kerim’in korunmuşluğu ve mucizevi yönüne dikkat çekilen hutbede, İslam inancına göre Kur'an'ın bir benzerinin getirilemeyeceği vurgulandı. Hicr Suresi 9. ayete atıfta bulunulan hutbede, "Şüphesiz Kur’an’ı biz indirdik. Onun koruyucusu da elbette biziz" ifadesiyle kitabın ilahi muhafaza altında olduğu hatırlatıldı.
Huzurlu Bir Toplum İçin Kur'an'ın Rehberliği
Hutbenin devamında, Kur'an-ı Kerim'in hayatın her alanında rehber edinilmesi gerektiği ifade edildi. Toplumsal huzur, birlik ve beraberliğin korunmasının temel yollarından birinin Kur’an’ın ilkelerine ve sünnet-i seniyyeye sarılmak olduğu belirtilerek şu çağrıda bulunuldu:
"Devletimizi, vatanımızı, milletimizi, birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmenin yolu; değerlerimize sahip çıkmaktan geçmektedir. Bilelim ki; bu değerlerin içerisinde Kur’an-ı Kerim vardır, sünnet-i seniyye vardır. Mutluluğun yolu da işte bu değerleri öğrenmekten ve hayatımıza aktarmaktan geçmektedir."
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hazırladığı bu özel hutbe, bugün tüm camilerde okunarak müminlere Kur'an-ı Kerim'in hayat rehberi olma özelliği bir kez daha hatırlatıldı.
17 Temmuz 2026 Cuma Hutbesi: Kur’an-ı Kerim
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimizin kıyamete kadar gelecek bütün insanlara bahşettiği nimetlerden, engin şefkat ve merhametinin tecellilerinden biri de Kur’an-ı Kerim’dir.
Kur’an-ı Kerim, hakkı batıldan ayırt eden ilahi kelamdır. O, asla sıradan bir söz değildir. Kur’an-ı Kerim, sözlerin en güzeli ve en mukaddesidir. O, hidayet kaynağı, şifa membaıdır. Kur’an-ı Kerim, insanlığı; hak ve hakikate, iyilik ve adalete, huzur ve muhabbete sevk eden Rahmani bir muştudur. Ayet-i kerimede buyrulduğu üzere, “Bu Kur’an, en doğru olana iletir; dünya ve ahiret için yararlı işler yapan müminlere, büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.”
Aziz Müminler!
Kur’an-ı Kerim, rahmet peygamberi Allah Resûlü (s.a.s)’in en büyük mucizesidir. Onun tek bir harfi dahi değişmemiştir, asla değiştirilemeyecektir. Yüce Rabbimiz, “Şüphesiz Kur’an’ı biz indirdik. Onun koruyucusu da elbette biziz” buyurarak, bu gerçeği beyan etmektedir.
Kur’an-ı Kerim, insan ürünü değildir; Allah Teâlâ’nın kelamıdır. O, bir benzeri şöyle dursun; bir suresinin, hatta bir ayetinin dahi benzerinin getirilemeyeceği yüce bir kitaptır. Kur’an; Cenâb-ı Hak ile bağımızı güçlendiren, çevremiz ile ilişkilerimizi düzenleyen bir kılavuzdur.
Kıymetli Müslümanlar!
Kur’an-ı Kerim’in rehberliğine sarılan kişiler yolunu kaybetmezler. Onun ilkeleriyle hayat süren aileler huzur bulurlar. Onun ahlakını kuşanan toplumlar güven içinde yaşarlar. Onun adaletini benimseyen milletler güçlü olurlar. Hayatında Kur’an-ı Kerim’e yer vermeyenler, onun emirlerine ve yasaklarına riayet etmeyenler, ayetlerini alaya alanlar ise ancak kendilerini küçük duruma düşürürler. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: “…İşte bu kitap, Allah’ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona doğru yolu gösterecek yoktur.”
Değerli Müminler!
Devletimizi, vatanımızı, milletimizi, birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmenin yolu; değerlerimize sahip çıkmaktan geçmektedir. Bilelim ki; bu değerlerin içerisinde Kur’an-ı Kerim vardır, sünnet-i seniyye vardır. Meşruiyetini İslam’dan alan örfümüz vardır, kültürümüz vardır. Mutluluğun yolu da işte bu değerleri öğrenmekten ve hayatımıza aktarmaktan geçmektedir.
Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: “Şüphesiz bu Kur’an, Allah’ın sizlere bir ikramıdır...”
Kaynaklar:
[1] Târık, 86/13,14.
[2] İsrâ, 17/9.
[3] Hicr, 15/9.
[4] Zümer, 39/23.
[5] Dârimî, Fedâilü’l-Kur’ân, 1.
#cumahutbesi #cuma #diyanet #kuran
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.