Gazze'deki ablukayı deniz yoluyla kırmak amacıyla yola çıkan Sumud Filosu'nda yer alan aktivistlerden İbrahim İshak, yaşadıkları süreci anlattı. Uluslararası sularda başlayan kovalamaca, saatler süren takip ve ardından gelen müdahale… Aktivist, hem yaşadıklarını hem de gördüklerini tüm açıklığıyla paylaştı.
Ahmet Selim Korkmaz: Sizi Gazze'ye doğru yola çıkmaya iten en güçlü motivasyon neydi?
İbrahim İshak: Bir Uygur Türkü olarak, yıllardır Çin'in Doğu Türkistan'da sürdürdüğü sistematik baskı ve zulüm benim için belirleyici oldu. Bu sadece Gazze meselesi değil; dünyanın farklı yerlerinde yaşanan adaletsizliklere karşı bir duruş.
Ahmet Selim Korkmaz: İsrail güçleriyle karşı karşıya geldiğiniz o ilk saniyeleri anlatır mısınız?
İbrahim İshak: Sabah saat 10.30 civarında fırkateynleri ve bir hapishane gemisini gördük. Bunun üzerine rotamızı ters yöne çevirdik. Kısa süre sonra iki adet zodyak botun bizi takip ettiğini fark ettik. Bir süre sonra gözden kayboldular ve onları atlattığımızı düşündük. Ancak belirli aralıklarla fırkateynler tekrar ortaya çıktı. Aramızda uzun süre bir kovalamaca yaşandı. Bu durum öğleden sonra saat 16.30'a kadar devam etti. Sonunda üç fırkateyn ve iki askeri bot doğrudan üzerimize geldi. Plastik mermilerle ateş açtılar ve teslim olmamızı istediler. Biz de teslim olduk. Bu süreçte mürettebattan Harun abiyle çektiğimiz video sosyal medyada geniş yankı buldu.
Ahmet Selim Korkmaz: Bu süreçte gördüğünüz ve dünyanın mutlaka bilmesi gerektiğini düşündüğünüz şey nedir?
İbrahim İshak: Yaşadıklarımızla dünyaya anlatılanlar arasında ciddi bir fark var. Bugüne kadar hem Gazzelilerin hem de bizim yaşadıklarımızın oldukça yumuşatılarak aktarıldığını düşünüyorum. Oysa sahadaki gerçeklik çok daha ağır. İnsanların yaşadığı acı, anlatılandan katbekat fazla.
Ahmet Selim Korkmaz: Gazze ablukasına dair gözlemleriniz neler? Anlatılanlarla sahadaki gerçeklik arasında fark var mı?
İbrahim İshak: Kesinlikle var. Dışarıdan bakıldığında durumun ciddiyeti tam olarak anlaşılmıyor. Ancak sahaya yaklaştıkça bunun sadece bir güvenlik meselesi değil, insanların yaşam alanlarının ciddi şekilde kısıtlandığı bir durum olduğunu görüyorsunuz.
Ahmet Selim Korkmaz: Bu olay, insan hakları açısından nasıl bir kırılma noktasıdır?
İbrahim İshak: Açıkçası burada bir kırılma noktasından bahsetmek zor. Çünkü yaşadığımız süreçte insan haklarına dair somut bir karşılık göremedik.
Ahmet Selim Korkmaz: Tekrar olsa yine aynı yolculuğa çıkar mıydınız?
İbrahim İshak: Evet, en kısa zamanda tekrar gitmeyi isterim. Ancak bu kez yaşananlara karşı daha farklı bir duruş sergilenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Sumud Filosu'na yönelik müdahale ve sonrasında yaşananlar, uluslararası hukuk ve insan hakları bağlamında tartışılmaya devam ediyor. Aktivistlerin tanıklıkları ise, bölgede yaşananların küresel kamuoyuna yansıyan boyutunun ötesinde bir tabloya işaret ediyor.
Röportaj: Ahmet Selim KORKMAZ
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.