Son Dakika
CHP’li Vekillerden Ortak Açıklama: “Olağanüstü Kurultay 12 Temmuz’da Toplansın” Fidan’dan İranlı Mevkidaşı Arakçi ile Kritik Görüşme CHP Grup Toplantısı TBMM Gündemine Eklendi! Erdoğan’dan CHP Değerlendirmesi: “Sokakların Karıştırılmasına Müsaade Etmeyiz” Türkiye’den İsrail’e Sert Tepki: “İşgali En Güçlü Biçimde Kınıyoruz” Kurtulmuş’tan CHP Krizi Açıklaması: “TBMM Kendini Mahkeme Yerine Koyamaz” Kurultay İçin İmzalar Toplanıyor: İlk Gün 600’e Ulaşıldı DÜNYA ŞAMPİYONU ÜNLÜ OYUNCUDAN TÜRK BAYRAĞI İSYANI CHP GENEL MERKEZİ’NDEN İŞTEN ÇIKARMALAR: “HUKUKSUZ BİR İŞLEM YAPILMADI” CHP’DE KRİZ DERINLEŞIYOR: İKİ LİDER İKİ AYRI CEPHEDE CHP’DE OLAĞANÜSTÜ KURULTAY İÇİN İMZA SÜRECİ BAŞLADI Ana Akım Genç İletişimciler Haber Ağı’ndan Özel “Mavi Ay” Foto Galerisi "Mavi Ay" Ana Akım Objektifinde! İşte O Eşsiz Görüntüler TBMM YOĞUN BİR HAFTAYA BAŞLIYOR Aziz Yıldırım’dan Alex de Souza Sözleri: “Gelmesi Gerekiyorsa Memnuniyetle!” Bu Gece Gökyüzünde “Mavi Ay”! Türkiye’den de Görülecek Murat Emir’den Kılıçdaroğlu’nun FETÖ Çıkışına Yanıt: “Bayatlamış İftiralar!” Denizli’de Can Pazarı: Yolcu Otobüsü Alev Aldı, 8 Ölü 33 Yaralı Özel Bugün TBMM’de MYK’yı Topluyor! PSG Şampiyonluğu Kaosa Döndü: 416 Gözaltı, 7 Polis Yaralı! CHP’li Vekillerden Ortak Açıklama: “Olağanüstü Kurultay 12 Temmuz’da Toplansın” Fidan’dan İranlı Mevkidaşı Arakçi ile Kritik Görüşme CHP Grup Toplantısı TBMM Gündemine Eklendi! Erdoğan’dan CHP Değerlendirmesi: “Sokakların Karıştırılmasına Müsaade Etmeyiz” Türkiye’den İsrail’e Sert Tepki: “İşgali En Güçlü Biçimde Kınıyoruz” Kurtulmuş’tan CHP Krizi Açıklaması: “TBMM Kendini Mahkeme Yerine Koyamaz” Kurultay İçin İmzalar Toplanıyor: İlk Gün 600’e Ulaşıldı DÜNYA ŞAMPİYONU ÜNLÜ OYUNCUDAN TÜRK BAYRAĞI İSYANI CHP GENEL MERKEZİ’NDEN İŞTEN ÇIKARMALAR: “HUKUKSUZ BİR İŞLEM YAPILMADI” CHP’DE KRİZ DERINLEŞIYOR: İKİ LİDER İKİ AYRI CEPHEDE CHP’DE OLAĞANÜSTÜ KURULTAY İÇİN İMZA SÜRECİ BAŞLADI Ana Akım Genç İletişimciler Haber Ağı’ndan Özel “Mavi Ay” Foto Galerisi "Mavi Ay" Ana Akım Objektifinde! İşte O Eşsiz Görüntüler TBMM YOĞUN BİR HAFTAYA BAŞLIYOR Aziz Yıldırım’dan Alex de Souza Sözleri: “Gelmesi Gerekiyorsa Memnuniyetle!” Bu Gece Gökyüzünde “Mavi Ay”! Türkiye’den de Görülecek Murat Emir’den Kılıçdaroğlu’nun FETÖ Çıkışına Yanıt: “Bayatlamış İftiralar!” Denizli’de Can Pazarı: Yolcu Otobüsü Alev Aldı, 8 Ölü 33 Yaralı Özel Bugün TBMM’de MYK’yı Topluyor! PSG Şampiyonluğu Kaosa Döndü: 416 Gözaltı, 7 Polis Yaralı!

Gündem

Bu Süreci Bahçeli’den Başkası Başlatamazdı

Tülin Türkoğlu · 22.05.2026 09:21

Bu Süreci Bahçeli’den Başkası Başlatamazdı

Bu Süreci Bahçeli’den Başkası Başlatamazdı

Türkiye, yarım asra yaklaşan ağır bir terör yükünü omuzlarında taşıyor.

Bu yükün içinde şehit tabutları var.

Evladını toprağa veren anneler var.

Babasız büyüyen çocuklar var.

Dağa kaçırılan gençler var.

Örgütün baskısıyla susturulmuş bölge insanı var.

O yüzden “Terörsüz Türkiye” sözü, sıradan bir siyasi cümle değildir. Bu söz, Türkiye’nin güvenliğini, milletin huzurunu ve devletin bekasını doğrudan ilgilendiren tarihî bir hedeftir.

Bu hedefi Sayın Devlet Bahçeli’nin gündeme taşıması ise ayrıca önemlidir.

Çünkü bu süreci Sayın Bahçeli’den başkası başlatsaydı, aynı karşılığı bulmazdı.

Başka biri söyleseydi, “Taviz mi veriliyor?” denirdi.

Başka biri dile getirseydi, “Siyasi manevra mı yapılıyor?” diye sorulurdu.

Başka biri bu kapıyı aralasaydı, millî hassasiyetler üzerinden büyük tartışmalar yaşanırdı.

Ama Sayın Bahçeli söylediğinde mesele farklı bir zemine oturdu.

Çünkü Bahçeli’nin terör konusundaki duruşu bellidir. Devlet hassasiyeti bellidir. Millî refleksi bellidir. Türkiye’nin bekası söz konusu olduğunda nerede durduğu bellidir.

Bu nedenle kendilerinin “Terörsüz Türkiye” çıkışı, basit bir siyasi hamle olarak okunamaz. Bu çıkış, devlet aklıyla millî hassasiyetin buluştuğu yeni bir eşiktir.

Şunu herkes bilmeli:

PKK, Kürtlerin temsilcisi değildir.PKK, Kürt çocuklarının celladıdır.

PKK, Kürt annelerinin gözyaşıdır.

PKK, bölgenin yoksulluğundan ve çaresizliğinden beslenen karanlık bir vesayet aparatıdır.

Yıllarca Kürt çocuklarını dağa kaçıran kimdi?

PKK.

Bölge esnafını tehdit eden, kepenk kapattıran, haraç isteyen kimdi?

PKK.

Okulları yakan, yolları kesen, ambulans tarayan, öğretmen kaçıran kimdi?

PKK.

Diyarbakır annelerini evlat nöbetine mahkûm eden kimdi?

Yine PKK.

O halde meseleyi doğru yerden okumak gerekir.

Terörsüz Türkiye demek, sadece Türklerin güvenliğe kavuşması demek değildir. Terörsüz Türkiye, Kürtlerin de örgüt vesayetinden özgürleşmesi demektir.

Kürt çocuğunun dağa değil okula gitmesi demektir.

Kürt annenin kapı sesi duyduğunda korkuyla değil umutla irkilmesi demektir.

Bölge insanının silah, tehdit ve baskı düzeninden kurtulması demektir.

Siyasetin namlunun gölgesinden çıkması demektir.

Asıl büyük anlam buradadır.

Bu noktada “Herkes Eşittir Türkiye” fikri çok kıymetlidir.

Çünkü Türkiye’nin harcı budur.

Aynı ezanda buluşmak.

Aynı bayrağın altında yaşamak.

Aynı acıya üzülmek.

Aynı sevince ortak olmak.

Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Çerkez’iyle bu ülkenin mayası ortak kaderdir. Bu kaderin adı Türkiye’dir.

Kimse etnik kökeninden dolayı dışlanmamalıdır.

Kimse inancından dolayı hor görülmemelidir.

Kimse mezhebinden dolayı ötekileştirilmemelidir.

Ama aynı şekilde hiç kimse de teröre, şiddete ve bölücülüğe alan açmamalıdır.

Demokrasi isteyen, önce terörle arasına mesafe koymalıdır. Siyaset yapmak isteyen, önce silahın gölgesinden çıkmalıdır. Millet adına konuşmak isteyen, önce millete kurşun sıkanları reddetmelidir.

Bu kadar açık.

Bu kadar net.

Sayın Devlet Bahçeli’nin çıkışını önemli kılan hususlardan biri de budur.

Bahçeli, meseleyi yalnızca güvenlik başlığı altında ele almıyor. Terörsüz Türkiye hedefini, devletin bekası ve milletin birliği açısından değerlendiriyor.

Bu bakış önemlidir.

Çünkü Türkiye artık eski Türkiye değildir.

Saldırı bekleyen, sonra cevap veren bir ülke değildir. Sınırlarının ötesini gören, terör koridorlarını yaran, sahada ve masada pozisyon alan bir Türkiye vardır.

Fırat Kalkanı bunun göstergesidir.

Zeytin Dalı bunun göstergesidir.

Barış Pınarı bunun göstergesidir.

Savunma sanayisindeki yükseliş bunun göstergesidir.

MİT’in sınır ötesi operasyon kabiliyeti bunun göstergesidir.

Türkiye artık terörü bekleyen değil, terörü kaynağında boğan bir devlettir.

Şimdi yapılmak istenen de budur:

Silah tamamen susmalıdır.

Örgüt bütün uzantılarıyla tasfiye edilmelidir.

Siyaset terörün gölgesinden çıkarılmalıdır.

Devlet otoritesi tartışmasız biçimde tesis edilmelidir.

Fakat burada çok hassas bir çizgi vardır.

Bu süreç, asla taviz süreci gibi gösterilmemelidir.

Bu süreç pazarlık süreci değildir.

Terör örgütüne meşruiyet kazandırma süreci hiç değildir.

Bu süreç, devletin kudretini gösterme sürecidir.

Devlet, milletine şefkat gösterir.

Devlet, mazluma merhamet eder.

Ama devlet, namluyu millete çevirene karşı kudretini göstermekten çekinmez.

Bu ayrım doğru yapılmalıdır.

Şehit ailelerinin yüreğini incitecek tek bir cümleden bile kaçınılmalıdır. Gazilerin hukukunu zedeleyecek hiçbir adıma izin verilmemelidir.

Çünkü bu vatanın tapusu masa başında yazılmadı.

Bu vatanın tapusu şehit kanıyla mühürlendi.

Çanakkale’den 15 Temmuz’a kadar bu millet, bağımsızlığını bedel ödeyerek korudu. Bugün atılacak her adımda bu hakikat akılda tutulmalıdır.

Türkiye’nin önünde bugün büyük bir imkân vardır.

Yarım asırlık terör belasından kurtulma imkânı.

Bölge insanını örgüt baskısından özgürleştirme imkânı.

Türk ile Kürt arasına sokulmak istenen kanlı hançeri çekip alma imkânı.

Bu imkân heba edilmemelidir.

Süreç, günlük siyasi tartışmalara kurban edilmemelidir. Sosyal medya gürültüsüne göre değil, milletin kalıcı menfaatine göre yönetilmelidir. Dış akılların ve iç aparatlar üzerinden yürütülecek provokasyonların süreci zehirlemesine izin verilmemelidir.

Çünkü Türkiye’nin düşmanları terörsüz bir Türkiye istemez.

Onlar silahın susmasından rahatsız olur.

Onlar Türk ile Kürt’ün aynı bayrak altında güçlü biçimde buluşmasından korkar.

Onlar Türkiye’nin enerjisini teröre değil kalkınmaya harcamasından endişe eder.

Bu yüzden bu süreç, sadece güvenlik boyutuyla değil; siyasi, sosyolojik ve psikolojik yönleriyle de dikkatle yönetilmelidir.

Tam da burada millî şuur devreye girmelidir.

Millî şuur, sadece slogan atmak değildir.

Millî şuur, devletin büyük hamlesini doğru okumaktır.

Millî şuur, terör örgütüyle Kürt vatandaşlarımızı birbirinden ayırabilmektir.

Millî şuur, öfkeyi akılla terbiye edebilmektir.

Millî şuur, şehitlerin aziz hatırasını korurken ülkenin geleceğini de inşa edebilmektir.

Bu hedef başarıya ulaşırsa sadece silahlar susmayacaktır.

Annelerin ağıdı susacaktır.

Çocukların korkusu dinecektir.

Bölgenin üzerine çöken karanlık dağılacaktır.

Türkiye’nin eli güçlenecektir.

Milletin kardeşlik zemini sağlamlaşacaktır.

Sayın Devlet Bahçeli’nin açtığı bu kapı, sıradan bir siyasi çıkış değildir.

Bu, milliyetçi hassasiyetle devlet aklının buluştuğu bir eşiktir.

Bu, teröre alan açmadan barışı büyütme iradesidir.

Bu, taviz vermeden kardeşliği tahkim etme çabasıdır.

Bu, silahı reddeden siyasetle milletin ortak geleceğini kurma iddiasıdır.

Türkiye bu süreci doğru yönetirse, tarihî bir yükten kurtulacaktır. Yanlış yönetirse, aynı acılar başka isimlerle yeniden karşımıza çıkacaktır.

O yüzden mesele büyüktür.

Dikkat, sabır ve kararlılık ister.

En önemlisi de millî şuur ister.

Son söz şudur:

Terörsüz Türkiye, iyi niyet temennisi değildir.

Terörsüz Türkiye, büyük devlet hedefidir.

Bu hedefin özü de bellidir:

Aynı bayrak.

Aynı vatan.

Aynı kader.

Aynı Türkiye.

Bu haberi paylaş

WhatsApp X Telegram LinkedIn

Yorumlar

5

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

  • Turgut Bıyık

    Şu ana kadar okuduğum köşe yazıları içinde barış sürecini en güzel anlatan bir makale ile karşılaştım tebrik ediyorum İnşallah tekrar sekteye uğramaz.Bu köprüden önce son çıkış.

  • Rıza potur

    Aynı bayrak. Aynı vatan. Aynı kader. Aynı Türkiye.

  • Fatih bıyık

    Özünde türkün kürdün bir olduğu kardeşlik değerlerini savunan genç nesilleri kurtarmak iyi bir gelecek inşası içeren yazınız için kıymetli yazar Tülin Hanım'a teşekkür ediyorum kaleminize sağlık.

  • Murat kurtçu

    Gayet güzel bir yazı olmuş kafamızdaki sorulara cevap niteliğinde teşekkür ederim adıma

  • Fırat Dindar

    Ellerinize emeğinize sağlık hocam

← Tüm haberler