ANKARA – Millî Mücadele’nin "iletişim cephesi" olarak 6 Nisan 1920’de kurulan Anadolu Ajansı’nın (AA) asırlık serüveni, gazeteci-yazar Atakan Çelik’in kaleme aldığı "Yüzyılın Tanığı: Anadolu Ajansı'nın Asırlık Öyküsü" adlı eserde bir kez daha okuyucuyla buluşuyor. Eserin 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde yayımlanan genişletilmiş ikinci baskısı, ajansın kuruluş vizyonu ile 15 Temmuz darbe girişimi arasındaki tarihsel bağı çarpıcı belgelerle gözler önüne seriyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışından 17 gün önce kurulan Anadolu Ajansı, sadece haber veren bir kurum değil, işgal güçlerinin dezenformasyonuna karşı hakikati savunan stratejik bir yapı olarak doğdu. Gazeteci Atakan Çelik, kitabının ikinci baskısını bilinçli bir tercihle 15 Temmuz’da okuyucuya sunduklarını belirterek, "15 Temmuz gecesi yaşananlar, Anadolu Ajansı'nın neden TBMM'den önce kurulduğunu bir asır sonra yeniden ortaya koydu" değerlendirmesinde bulundu.
"Bağımsızlık Yalnızca Silahla Kazanılmaz"
Atatürk ve kurucu kadronun, devlet teşkilatı henüz kurulmadan önce "Anadolu'nun sesini dünyaya duyurma" ihtiyacını öngördüğüne dikkat çeken Çelik, şu ifadeleri kullandı:
"Kurucu irade biliyordu ki bağımsızlık yalnızca silahla kazanılmaz. Hakikatin de dünyaya ulaştırılması gerekir. Sen kendi hikayeni yazmazsan başkası gelir senin hikayeni istediği gibi yazar. Ve o zaman senin de söyleyecek sözün olmaz."
15 Temmuz’da Küresel Haberciliğin Merkezi Oldu
Kitapta, 15 Temmuz gecesi FETÖ’nün darbe girişimi sırasında Anadolu Ajansı’nın üstlendiği kritik role geniş yer ayrılıyor. O gece sadece Türkiye değil; BBC, CNN International, Reuters, Associated Press ve Al Jazeera gibi dünya devi medya kuruluşları da gelişmeleri Anadolu Ajansı’nın servis ettiği haber, fotoğraf ve görüntüler üzerinden takip etti. Ankara ve İstanbul merkezlerinden yürütülen çok dilli yayıncılık sayesinde, Türkiye’nin demokrasi mücadelesi anlık olarak dünya kamuoyuna aktarıldı.
Bombalar Altında Hakikat Mücadelesi
Darbe gecesi TBMM’de görev yapan gazetecilerden biri olan Atakan Çelik, o geceye dair tanıklıklarını da esere taşıdı. Genelkurmay Kavşağı’nda tankların ezdiği araçların arasından yürüyerek Meclis’e ulaştığını anlatan Çelik, TBMM’nin bombalandığı anlarda bile devam eden yayıncılık refleksini, "Anadolu Ajansı’nın kriz haberciliğinin ve kurumsal hafızasının en çarpıcı örneği" olarak tanımladı.
Yeni Belgeler ve Genişletilmiş İçerik
İlk baskısı kısa sürede tükenen "Yüzyılın Tanığı"nın ikinci baskısı, 15 Temmuz tanıklıklarının yanı sıra; Sovyetler Birliği’nin dağılması, Bosna Savaşı, Gazze’deki insanlık dramı ve yeni medya çağının haberciliğe etkileri gibi önemli başlıklarla zenginleştirildi.
Eser, 1920’de üç dilde başlayan yayıncılık vizyonunun, bugün onlarca dilde sürdürülen küresel bir medya diplomasisine nasıl dönüştüğünü anlatırken, şu temel tezi vurguluyor:
"15 Temmuz gecesi dünya yalnızca bir darbe girişimini izlemedi. Dünya, Anadolu Ajansı'nın neden Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden önce kurulduğunu da yeniden gördü."
Haber:Ayşegül Akyüz Yahşi
#yüzyılıntanığı #atakançelik #AA #anadoluajansı
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.