Trump’ın “Yaptırımları kaldıracağız” açıklaması yalnızca savunma sanayiine değil, Türkiye-ABD ticaretinden bölgesel ekonomiye kadar geniş bir alanda yeni bir dönemin sinyalini verdi. Bu durum, yani Ankara’daki zirve, son yılların en kritik ekonomik ve stratejik eşiklerinden biri olabilir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’daki görüşmesinin en dikkat çeken başlığı, Trump’ın Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını açıklaması oldu. “Yaptırımları kaldıracağız. Artık vakti geldi. Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz” diyen Trump’ın sözleri, yalnızca savunma sanayii açısından değil, Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinin geleceği bakımından da yeni bir sayfanın açılabileceği yönünde değerlendirmelere neden oldu.
Savunmadan ekonomiye uzanan etki
CAATSA yaptırımları bugüne kadar çoğunlukla savunma sanayiiyle ilişkilendirilse de uygulamanın Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ve teknolojik işbirlikleri üzerinde de dolaylı etkileri bulunuyordu. Yaptırımların kaldırılması halinde savunma sanayiinde teknik işbirliklerinin yeniden hız kazanması, ortak üretim projelerinin önünün açılması ve uzun süredir askıda bulunan bazı başlıkların yeniden gündeme gelmesi bekleniyor. Bu durumun, iki ülke arasındaki güven ortamını güçlendirmesi halinde ekonomik ilişkilere de olumlu yansıması öngörülüyor.
F-35 dosyası yeniden açılıyor
Trump’ın F-35 konusunda “Değerlendireceğiz” mesajı vermesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önce alınan taahhütleri hatırlatması, savunma sanayiinde yeni bir müzakere sürecinin başlayabileceğine de işaret etti. F-35 programına ilişkin olası gelişmelerin, yalnızca askeri kapasite açısından değil, bakım, yedek parça, teknoloji paylaşımı ve yüksek katma değerli sanayi işbirlikleri bakımından da ekonomik etkiler doğurabileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte sürecin nasıl işleyeceği ve hangi takvimin izleneceği konusunda henüz resmi bir yol haritası açıklanmış değil.
KAAN ve motor işbirliği gündemde
Zirvede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, milli muharip uçak KAAN’ın F110 motorlarına ilişkin konuyu yeniden gündeme taşıyacağını açıklaması da dikkat çekti. Motor teknolojileri, lisans süreçleri ve olası teknik işbirlikleri yalnızca savunma alanını değil, Türkiye’nin havacılık sanayii ve yüksek teknoloji üretim kapasitesini de etkileyebilecek başlıklar arasında görülüyor. Bu alandaki ilerleme, savunma sanayii ekosistemine bağlı birçok alt sektör için de yeni fırsatlar oluşturabilir.
100 milyar dolarlık ticaret hedefi yeniden gündeme gelebilir
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Donald Trump, açıklamalarında ticaret hacmini artırma iradesini bir kez daha ortaya koydu. İki ülke daha önce uzun vadeli olarak 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefini dile getirmişti. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması halinde yatırım ortamındaki belirsizliklerin azalmasının, ticaret ve yatırım ilişkilerini olumlu yönde etkileyebileceği değerlendiriliyor. Ancak bu hedefe ulaşılması; küresel ekonomik koşullar, gümrük politikaları ve ikili ticaret müzakereleri gibi birçok değişkene bağlı olmaya devam ediyor.
Bölgesel ticarette yeni denge arayışı
Ankara’daki zirvede yalnızca ikili ilişkiler değil; İran, Suriye, Gazze ve Karadeniz gibi bölgesel başlıklar da ele alındı. Bölgesel gerilimlerin azalması yönünde atılabilecek olası diplomatik adımların enerji, lojistik ve ticaret koridorları üzerinde de etkileri olabileceği değerlendiriliyor. Özellikle Türkiye’nin Avrupa, Ortadoğu ve Kafkasya arasında üstlendiği transit ve lojistik rolünün güçlenmesi halinde bölgesel ticaret hacminde de hareketlilik yaşanabileceği ifade ediliyor.Bu olasılık, mevcut açıklamalardan doğrudan çıkarılabilecek kesin bir sonuç değil; bölgesel istikrarın güçlenmesi halinde ortaya çıkabilecek muhtemel ekonomik etkiler arasında değerlendiriliyor.
Yatırımcı güveni açısından nasıl okunuyor?
Uluslararası yatırımcılar açısından siyasi ilişkilerdeki normalleşme mesajları, çoğu zaman ekonomik beklentileri de etkileyebiliyor. Trump’ın Türkiye’yi “güçlü bir müttefik” olarak tanımlaması ve yaptırımların kaldırılacağını açıklaması, iki ülke arasındaki siyasi diyaloğun güçlendiği yönünde bir işaret olarak yorumlanabilir. Bunun yatırım kararlarına nasıl yansıyacağı ise ilerleyen dönemde atılacak somut adımlara bağlı olacak.
Savunma sanayii ihracatına etkisi olabilir mi?
Türkiye son yıllarda savunma sanayiinde ihracatını artıran ülkeler arasında yer alıyor. ABD ile teknik işbirliğinin yeniden güçlenmesi halinde, ortak üretim, teknoloji paylaşımı ve uluslararası projelerde yeni fırsatlar doğabileceği değerlendiriliyor. Ancak bu alandaki olası gelişmelerin, iki ülke arasında yapılacak resmi anlaşmalar ve teknik süreçlerle netlik kazanacağı belirtiliyor.
Ankara zirvesinin ekonomik mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın savunma, ticaret ve teknoloji alanlarında işbirliğini geliştirme vurgusu ile Trump’ın CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını açıklaması birlikte değerlendirildiğinde, Ankara zirvesinin yalnızca diplomatik değil, ekonomik açıdan da yeni bir dönemin işaretlerini verdiği görülüyor. Bunun kısa vadede tüm sorunların çözüleceği anlamına geldiğini söylemek mümkün değil. Ancak zirvede verilen mesajlar, iki ülkenin savunma sanayiinden ticarete, teknolojiden bölgesel ekonomik işbirliklerine kadar birçok başlıkta diyalog kanallarını yeniden güçlendirme iradesi ortaya koyduğunu gösteriyor. Şimdi gözler, Ankara’da verilen siyasi mesajların önümüzdeki dönemde somut ekonomik adımlara ve yeni anlaşmalara dönüşüp dönüşmeyeceğine çevrilmiş durumda.

Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.