Son Dakika
Ardahan Valisi görevden alındı: Atama kararları Resmî Gazete’de İstanbul’da Toplu Ulaşıma %10 Zam: Metro, Metrobüs, Otobüs ve Vapur Ücretleri Arttı Bakan Bayraktar Amasya'da: "Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Çok Daha Müreffeh Olacak" Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği Yenilendi: Medya Oscarları Geri Dönüyor! Fırat Havzası’nda 86 Milyon Avroluk Dev Proje Başladı: 6 İlde 40 Bin Haneye Destek Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’dan Üreticiye TARSİM Çağrısı Şehit Polisler 20 Yıl Sonra da Unutulmadı CHP Konyaaltı’nda Yeni Dönem: İlçe Başkanlığına Hasan Ercüment Taşdemir Atandı Veda Ve Yeni Başlangıç: Özgür Özel Salı Günü Chp’de Son Grup Toplantısını Mı Yapacak? CHP Antalya’da Üç İlçede Görev Değişimi: İlçe Başkanları Görevden Alındı Antalya’da Kavurucu Sıcak Alarmı: Termometreler 39 Dereceyi Görecek 2026 LGS Tercih ve Yerleştirme Takvimi Belli Oldu Genişletilmiş 2. Baskı Yayında: Anadolu Ajansı'nın Bir Asırlık Hakikat Mücadelesi Antalya’da Yılan Alarmı: Sıcaklar Artınca İhbarlar Çoğaldı İran: ABD’nin Bölgedeki Askeri Üslerine Yönelik Saldırılar Düzenledik Muhsin Yazıcıoğlu Soruşturmasında 19 Tutuklama, 8 Şüpheliye Adli Kontrol 2026 Fındık Hasadı Ücretleri Belli Oldu: İşte Yeni Yevmiyeler Tatil Sezonu Açıldı Meraklılarına Denize Sıfır Kamp Alanları AKUT Kurucusu Nasuh Mahruki Hakkında Tutuklama Talebi Nevşehir'de Narkotik Operasyonu: 11 Gözaltı Ardahan Valisi görevden alındı: Atama kararları Resmî Gazete’de İstanbul’da Toplu Ulaşıma %10 Zam: Metro, Metrobüs, Otobüs ve Vapur Ücretleri Arttı Bakan Bayraktar Amasya'da: "Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Çok Daha Müreffeh Olacak" Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği Yenilendi: Medya Oscarları Geri Dönüyor! Fırat Havzası’nda 86 Milyon Avroluk Dev Proje Başladı: 6 İlde 40 Bin Haneye Destek Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’dan Üreticiye TARSİM Çağrısı Şehit Polisler 20 Yıl Sonra da Unutulmadı CHP Konyaaltı’nda Yeni Dönem: İlçe Başkanlığına Hasan Ercüment Taşdemir Atandı Veda Ve Yeni Başlangıç: Özgür Özel Salı Günü Chp’de Son Grup Toplantısını Mı Yapacak? CHP Antalya’da Üç İlçede Görev Değişimi: İlçe Başkanları Görevden Alındı Antalya’da Kavurucu Sıcak Alarmı: Termometreler 39 Dereceyi Görecek 2026 LGS Tercih ve Yerleştirme Takvimi Belli Oldu Genişletilmiş 2. Baskı Yayında: Anadolu Ajansı'nın Bir Asırlık Hakikat Mücadelesi Antalya’da Yılan Alarmı: Sıcaklar Artınca İhbarlar Çoğaldı İran: ABD’nin Bölgedeki Askeri Üslerine Yönelik Saldırılar Düzenledik Muhsin Yazıcıoğlu Soruşturmasında 19 Tutuklama, 8 Şüpheliye Adli Kontrol 2026 Fındık Hasadı Ücretleri Belli Oldu: İşte Yeni Yevmiyeler Tatil Sezonu Açıldı Meraklılarına Denize Sıfır Kamp Alanları AKUT Kurucusu Nasuh Mahruki Hakkında Tutuklama Talebi Nevşehir'de Narkotik Operasyonu: 11 Gözaltı

Gündem

CUMHUR İTTİFAKI YENİ BİR EŞİK Mİ KURUYOR?

Selda Güneysu · 21.05.2026 05:47

CUMHUR İTTİFAKI YENİ BİR EŞİK Mİ KURUYOR?


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasına ilk bakışta, klasik bir “AK Parti’nin mücadele hikâyesi” anlatılıyor gibi görünebilir. Ancak konuşmanın satır aralarında deyim yerindeyse, “farklı bir derinlik” söz konusu. Adnan Menderes’ten 28 Şubat’a, kapatılan partilerden hapislere kadar uzanan o bildik siyasi hafıza yeniden kuruluyor. Ama konuşmanın dikkat çeken tarafı geçmişi anlatması değil, geçmişi anlatarak, bugüne vurgu yapması.


Erdoğan aslında uzun süredir ilk kez bu kadar açık biçimde kendi çevresine seslendi. Metindeki en sert bölüm muhalefete değil, deyim yerindeyse AK Parti iktidarının icraatlarından yine parti içindeki “memnuniyetsizlere” yönelikti. “Klavye kahramanları”, “sırça köşklerinden konuşanlar”, “hangi bedeli ödediniz?” çıkışları, bu bağlamda tesadüf değildi. Çünkü belli ki iktidar kulislerinde, özellikle “terörsüz Türkiye” başlığı altında yürüyen yeni sürece ilişkin itirazlar, kaygılar ve homurdanmalar var.

Erdoğan, o nedenle konuşmasının önemli kısmında “parti içine sesleniş” söz konusu. Bu nedenle dikkat edin, sürekli “bedel” vurgusu yapıyor.

“Biz bu yola hapislere düşmeyi göze alarak girdik.” “İdam edilmeyi göze aldık.” “Suikastlara hedef olmayı göze aldık.”

Bu cümleler yalnızca geçmiş mücadelenin “romantik anlatısı” değil. Aynı zamanda bugünkü tartışmaşmalara, özellikle de “terörsüz Türkiye sürecini eleştirenlere” verilmiş bir cevap. Yani şunu söylüyor:

“Biz risk almaktan korkan bir hareket değiliz.”

Zaten konuşmanın kırıldığı yer de tam burada başlıyor.



Erdoğan ilk kez “terörsüz Türkiye” meselesini sıradan bir güvenlik politikası olmaktan çıkarıp, doğrudan “siyasi mirasının” merkezine yerleştirdi. Hatta bunu yaparken şu ifadeyi kullandı:

“15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz yeni başarılara, yeni zaferlere imza atacağız. İttifak ortağımız MHP ile el ele, omuz omuza verecek her metrekaresinde huzurunun, güvenliğin, refahın ve kardeşliğin olduğu bir Türkiye'yi adım adım inşa edeceğiz. En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz, ‘terörsüz Türkiye’ sürecimizi ortak akılla, sağduyuyla, samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız.”

Üstelik bu cümleyi iki kez tekrar etti.

Siyasette tekrar önemlidir. Hele Erdoğan gibi konuşma ritmini ve vurguyu iyi kullanan bir lider aynı ifadeyi peş peşe kuruyorsa, orada özellikle verilmek istenen bir mesaj vardır.

Bu şu demek mi?

“Bu süreç geçici değil. Bu süreç seçimlik değil. Bu süreç devlet politikası olarak görülüyor.”



Konuşmanın en dikkat çekici taraflarından biri de kullanılan “yeni dil” oldu.

Eskiden bu tür konuşmalarda daha çok “operasyon, mücadele, güvenlik, sınır ötesi, tehdit” gibi kavramlar öne çıkardı. Bu kez ise Erdoğan, konuşmasında daha teknik ve siyasi bir çerçeve kurdu.

“Farklı modaliteler üzerinde çalışılıyor” dedi.

Bu cümle Ankara dili açısından da önemli. Çünkü “modalite” ifadesi yalnızca askeri yöntemi değil; siyasi, hukuki ve toplumsal mekanizmaları da kapsayan çok katmanlı bir hazırlığa işaret eder.

Hemen ardından gelen şu cümle de bunu tamamlıyor:

“Siyasetin çözüm kapasitesini artıracak yeni yol ve yöntemler…”

İşte bu bölüm, konuşmanın en kritik satır arasıydı.

Çünkü iktidar belli ki artık yalnızca güvenlik boyutunu değil, siyasetin alanını da yeniden tarif etmek istiyor.

Tam burada MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen “Türk Gençliği Büyük Kurultayı”nda yapmış olduğu konuşmaya atıf yapmak yanlış olmaz.

Bahçeli, o konuşmasında, büyük bir özenle “Türk’ün Türk’e küseceği çağ mıdır” diyerek, ülküdaşlarına birlik ve beraberlik çağrısında bulunmuştu. Bu cümle aslında milliyetçi-ülkücü tabana verilmiş önemli bir mesajdı.


Cumhur İttifakı belli ki “terörsüz Türkiye” sürecini yeni bir “düzleme” taşıyor. Yani süreci bir “siyaset alanı” değil, bir “devlet politikası” olduğuna dikkat çekiyor.

Erdoğan’ın konuşmasında “partideki memnuniyetsizlere” yönelik sitemin nedeni de belki de biraz bu. Çünkü her iki lider de “süreci, siyasetin çok üzerinde tutuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan da belki de o yüzden konuşmasında yalnızca siyasi rakiplerine değil, kendi mahallesine de söz söylüyor. Geri adım atmayacağına işaret ediyor.

Yani, bugün gelinen noktada “terörsüz Türkiye” artık yalnızca güvenlik bürokrasisinin kullandığı bir ifade değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması gösteriyor ki bu kavram önümüzdeki dönemde sürecin “yeni anlatısı” olacak.

Ve görünen o ki, Cumhur İttifakı bu başlığı sadece bir “güvenlik meselesi” olarak değil, “bir devlet politikası” özelinde, “Türkiye Yüzyılı” vizyonun da temel taşı olarak görüyor.

Bu haberi paylaş

WhatsApp X Telegram LinkedIn

Yorumlar

0

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

← Tüm haberler