ANKARA – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına 2 Temmuz Madımak katliamının yıl dönümüne atıfta bulunarak başlayan Kılıçdaroğlu, yaklaşan NATO zirvesi hakkında da partisinin tutumunu net bir şekilde ortaya koydu.
“Acı Dolu Bir Gün”
Konuşmasının girişinde 2 Temmuz 1993 tarihinde yaşanan Sivas Madımak katliamına değinen Kılıçdaroğlu, "2 Temmuz’dayız, yürekleri yakan bir gündeyiz. Değerli sanatçılarımızın yakıldığı acı dolu bir gündeyiz" ifadelerini kullandı.
NATO Zirvesi ve Bağımsızlık Vurgusu
Madımak anmasının ardından yaklaşan NATO zirvesine ilişkin dış politika değerlendirmelerinde bulunan Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin ittifak içerisindeki konumunun altını çizdi. Türkiye’nin NATO’nun güçlü bir müttefiki olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Türkiye, NATO'nun güçlü bir müttefikidir, bu konuda bir sorunumuz yok. Türkiye bu masaya kimseden onay almak için değil, kendi tarihinden, coğrafyasından, millet aklından ve cumhuriyetin bağımsızlık anlayışından aldığı güçle oturmaktadır. CHP olarak bizim bakışımız açıktır."
Dünya değişiyor, güç merkezleri değişiyor, uluslararası dengeler değişiyor, teknoloji enerji ticaret ve güvenlik anlayışı yeniden şekilleniyor. Böylesine tarihi bir dönüşüm gerçekleşirken şu soruyu kendimize sormak zorundayız. Türkiye, bu yeni dünya düzeninin neresinde olacaktır?
CHP'nin yanıtı çok açıktır: Türkiye hiçbir küresel rekabetin edilgen unsuru olmayacaktır. Hiçbir gücün ileri karakolu olmayacaktır. Hiçbir ülkenin stratejik taşeronu olmayacaktır. Türkiye kendi tarihinden, devlet geleneğinden ve millet iradesinden aldığı güçle kendi yolunu çizecektir. Çünkü bizim dış politika anlayışımızın merkezinde ideolojiler değil, ulusal çıkarlar vardır, devlet aklı vardır. Günü birlik hesaplar değil, Cumhuriyetimizin 2. yüz yılını inşa edecek stratejik vizyon vardır.
Bugün dünya artık tek kutuplu değildir. Atlantik dünyası yeniden yapılanırken, Asya küresel ekonominin ağırlık merkezi haline gelmiştir. Enerji koridorları, yapay zeka, kritik teknolojiler, siber güvenlik ve ticaret yolları uluslararası rekabetin yeni alanlarını oluşturmaktadır. Türkiye bu büyük dönüşümü tribünden izleyemez.
Çünkü Türkiye sıradan bir coğrafyada değildir. Karadeniz'in Akdeniz'in Balkanların ve Kafkasların kesişim noktasıdır. İşte bu yüzden Türkiye'yi stratejik merkez olarak görüyoruz.
Türkiye'nin görevi cepheleşmenin parçası olmak değil, denge kurmak güven üretmek ve bulunduğu coğrafyada istikrarın taşıyıcısı olmaktır.
Ankara'da gerçekleşecek NATO zirvesini de bu anlayışla değerlendiriyoruz. Mesele yalnızca zirve meselesi değil, Türkiye'nin yeni dünya düzeninde nasıl bir vizyon ortaya koCHP olarak bakışımız açıktır, Türkiye NATO ülkesidir ancak NATO'nun ileri karakolu değildir.yacağıdır.
#natozirvesi #NATO #chp
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.