LEFKOŞA — Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği (AB) tarafından sözde Kıbrıs özel temsilcisi olarak görevlendirilen Raffaele Fitto'nun adaya gerçekleştirdiği ziyarete sert tepki gösterdi. Bakanlık, söz konusu atamanın ve ziyaretin hiçbir meşruiyet taşımadığını vurguladı.
AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto'nun, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres'in Kıbrıs temaslarının hemen ardından adaya gelmesi, "AB'nin Kıbrıs konusuna müdahil olma yönündeki ısrarının son örneği" olarak değerlendirildi.
"KKTC'nin Rızası Alınmadı, İrade Yok Sayıldı"
Bakanlık açıklamasında, BM Genel Sekreteri'nin dahi Kıbrıs konusunda resmî bir özel temsilci atamaktan kaçınarak yalnızca şahsi bir temsilci görevlendirdiğine dikkat çekildi. Taraflar arasında resmî bir müzakere sürecinin bulunmadığına işaret edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"GKRY’nin talebi üzerine, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin rızası alınmaksızın ve Kıbrıs Türk halkının iradesi tamamen yok sayılarak sözde bir Kıbrıs özel temsilcisi görevlendirilmesi bizim açımızdan hiçbir meşruiyet taşımamaktadır. Bu itibarla, söz konusu sıfatla ülkemizde yürüteceği herhangi bir faaliyet veya olası bir sürece müdahil olma girişiminin Hükümetimizce kabul edilmesi mümkün olmamakla birlikte, kendisinin de herhangi bir şekilde muhatap alınması söz konusu değildir."
"AB Tarafsızlığını Yitirmiştir"
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) 2004 yılında Kıbrıs Türk halkının iradesi göz ardı edilerek tek taraflı üyeliğe kabul edilmesinin AB'nin tarafsızlığını tamamen yitirmesine yol açtığı belirtildi. Bu stratejik hatanın Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu cesaretlendirdiği ve statü eşitsizliğini derinleştirdiği kaydedilerek, "Bugün adada yaşanan bu dengesizliğin en büyük sorumlularından biri tartışmasız Avrupa Birliğidir" denildi.
İzolasyonların Kaldırılması Çağrısı
AB'nin Kıbrıs meselesine yapıcı katkı sağlama konusunda samimi olması halinde, Kıbrıs Türk halkına verdiği sözleri tutması gerektiği vurgulandı. Siyasi, ekonomik, kültürel ve sportif izolasyonlar başta olmak üzere uygulanan haksız kısıtlamaların sona erdirilmesi gerektiği belirtilirken, AB'nin karar alma mekanizmalarındaki oy birliği kuralı nedeniyle bu beklentiye olumlu yanıt verilmesinin gerçekçi olmadığı ifade edildi.
"Kalıcı Çözüm İki Devletli Vizyondadır"
Açıklamanın sonunda, Ada'daki mevcut gerçeklere dikkat çekilerek kalıcı barış için şu reçete sunuldu:
Bugün Ada'da iki ayrı halk, iki ayrı devlet ve iki ayrı demokratik otorite bulunmaktadır.
Kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşma ancak bu gerçeklerin kabul edilmesiyle mümkündür.
Tarafların egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüleri teyit edilmeli, iki devlet arasında iş birliğine dayalı bir ilişki tesis edilmelidir.
Bu gerçekler kabul edilmeden atılacak hiçbir tek taraflı adımın hukuki veya siyasi sonuç doğurmayacağı bir kez daha vurgulanmaktadır.
#KKTC #Kıbrıs #DışişleriBakanlığı #RaffaeleFitto #AvrupaBirliği #GKRY #KıbrısSorunu #BM #İkiDevletliÇözüm
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.