ANKARA – Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), bölgedeki egemenlik haklarını yok sayan tek taraflı tutumunu bir adım öteye taşıyarak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) faaliyetlerini hedef alan asılsız iddialarla Birleşmiş Milletler’e (BM) başvurdu. Ankara ise Rum tarafının bu girişimini, adadaki çözüm sürecini tıkamaya yönelik "tahrik amaçlı bir kampanya" olarak nitelendirdi.
"Hukuksuz İddialar ve Çarpıtılmış Bilançolar"
Cyprus Mail kaynaklı haberlere göre, GKRY’nin BM Daimi Temsilcisi Maria Michael aracılığıyla BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e ilettiği mektupta; TSK’nın Mart-Mayıs ayları arasındaki faaliyetleri "ihlal" olarak tanımlandı. Ancak diplomatik kaynaklar, Rum yönetiminin bu iddialarının uluslararası hukuk nezdinde hiçbir karşılığı olmadığını vurguluyor.
Türkiye, Kıbrıs adasındaki varlığının 1960 Garanti ve İttifak Anlaşmaları'ndan kaynaklanan meşru bir hak olduğunu hatırlatırken; Rum tarafının sunduğu "520 hava ve 23 deniz ihlali" şeklindeki verilerin, bölgedeki Türk varlığını "işgalci" gibi gösterme çabasının bir parçası olduğunu belirtiyor.
"Mavi Vatan ve Hava Sahası Güvenliği Tartışılamaz"
Rum tarafının "ihlal" olarak nitelediği hava ve deniz faaliyetlerinin, Türkiye’nin kendi kıta sahanlığı ve Doğu Akdeniz’deki meşru ulusal güvenlik çıkarları çerçevesinde gerçekleştiği ifade ediliyor. Türkiye, bölgedeki hava ve deniz trafiğinin, uluslararası hukuk kurallarına ve bölgedeki askeri güvenlik dengelerine uygun şekilde icra edildiğinin altını çiziyor.
"Asıl Engel, Rum Tarafının Statüko Israrı"
Rum yönetiminin, Türk askeri altyapısının güçlendiğine dair söylemleri ise Ankara tarafından "algı operasyonu" olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, GKRY’nin bu tür çıkışlarının arkasında şu temel sebeplerin yattığını belirtiyor:
Müzakereleri Tıkama Çabası: Rum tarafı, adadaki çözüm arayışlarında kendi maksimalist taleplerini kabul ettiremediğinde, sürekli olarak Türkiye’yi şikayet ederek "mağdur" rolü oynamayı tercih ediyor.
Bölgesel İstikrarsızlık: GKRY’nin, bölgedeki enerji ve güvenlik konularında Türkiye’yi dışlayan iş birlikleriyle zaten gerilen ortamı, bu tür "ihlal" yalanlarıyla daha da provoke ettiği belirtiliyor.
"BM, Rum Tarafının Propaganda Aracı Olmamalı"
Ankara, BM’yi tarafsız kalmaya ve Rum yönetiminin bu asılsız ithamlarını bir propaganda aracı olarak kullanmasına izin vermemeye çağırıyor. Diplomatik kaynaklar, "Adada kalıcı bir çözüm isteniyorsa, Rum tarafının bu tür mesnetsiz suçlamalardan vazgeçerek, gerçekçi ve eşitlik temelinde bir diyaloğa odaklanması gerektiği" mesajını yineliyor.
Haber: Editör
#GKRY #KKTC #RUM #Türkiye #Ankara
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.