İnsan bazen kendini kelimelerle anlatamaz.
İçinde taşıdığı duygular vardır ama onları ifade edecek doğru cümleyi bulamaz. İşte sanat tam da bu noktada devreye girer.
Bazen bir şarkının sözlerinde…
Bazen bir film sahnesinde…
Bazen de bir şiirin tek satırında insan kendinden bir parça bulur.
Belki de bu yüzden sanat, insan ruhuna bu kadar yakındır. Çünkü sanat sadece görmek ya da dinlemek değildir; hissetmektir.
Yıllardır sahnelerin, mikrofonların ve ekranların içindeyim. Bu süreçte çok net bir gerçeği gözlemledim: İnsan en çok, kendini anlaşılmış hissettiği yerde bağ kuruyor. Çünkü sanat insanın zihnine değil, doğrudan ruhuna dokunuyor.
Bazı insanlar sanata kendini daha yakın hisseder. Çünkü herkesin içinde anlatılmayı bekleyen sessiz bir taraf vardır. Ve sanat, çoğu zaman o sessiz tarafın sesi olur.
Bugün sanat dediğimiz şey yalnızca bir sektör ya da gösteri dünyasından ibaret değildir. Sanat; toplumun duygusunu, ruh hâlini, yalnızlığını, umutlarını ve hayata bakışını yansıtan güçlü bir aynadır.
Ben Özlem Demir…
Bu köşede artık sadece sanatı değil; insana dair duyguları, hayatın içinde kaybolan ayrıntıları, ruhumuza dokunan hikâyeleri ve bazen de hepimizin içinde susturduğu o sesi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Çünkü bazen bir cümle, bir melodi ya da kısa bir sahne bile insanın kendini yeniden hissetmesine neden olabilir.
Ve belki de bu köşede, birlikte biraz daha insanı konuşacağız.
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.