SEDDK, zorunlu trafik sigortasındaki tazminat prosedürlerini bütünüyle dönüştürecek kapsamlı bir stratejik planı kademeli olarak uygulamaya koyuyor. Kayıt dışı hasar takipçileri için adli süreçler başlatılırken, tek bir hat üzerinden hizmet verecek Ortak Hasar İhbar (OHİ) Merkezi de faaliyete geçiyor. Peki, hayata geçirilen bu beş aşamalı uygulama sigortalılar, sektör paydaşları ve ülke ekonomisi adına nasıl bir kazanım vaat ediyor?
Türkiye genelinde yıllık bazda milyonlarca trafik kazası kayıtlara geçiyor. Meydana gelen her bir kaza beraberinde bir hasar dosyasını, söz konusu dosyalar çok sayıda bürokratik aşamayı, bu süreçler de kaçınılmaz olarak hak kayıpları riskini getiriyor. Tam da bu aşamada Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), Haziran 2026 tarihi itibarıyla uygulamaya koyduğu beş kademeli stratejik plan çerçevesinde sektörel işleyişi temelden dönüştürüyor.
Söz konusu girişim sadece prosedürleri kolaylaştırmaya yönelik bir düzenleme olmanın ötesinde; sigorta piyasasında güven ortamını sarsan değer kaybı mağduriyetleri, eksperlerin tarafsızlığı meselesi, kayıt dışı aracılık faaliyetleri ve düzensiz ihbar mekanizmaları gibi yapısal aksaklıkları eş zamanlı olarak hedef alan kapsamlı bir reform niteliği taşıyor.
İlk Üç Adım: Sistem Standardize Edildi
Eylem planının başlangıçtaki üç evresi neticelendirildi. İlk olarak, eksper hesaplamalarında standardizasyon sağlandı; böylece çeşitli firmaların farklı yaklaşımlar sergilemesi neticesinde ortaya çıkan uyumsuzlukların önüne geçildi. İkinci aşamada, eksper görevlendirmelerinde akıllı sistem uygulamasına geçildi; sigorta kuruluşu ile eksper arasındaki organik ilişkinin koparılması sağlandı ve bu sayede tarafsız değerlendirme prensibi teminat altına alındı. Üçüncü ve en dikkat çekici yenilik ise değer kaybı tazminatının otomatik hale getirilmesi oldu; artık hasar dosyası nihayete erdiğinde değer kaybı raporu da aynı anda hazırlanıyor, böylelikle hak sahiplerinin ayrıca bir talepte bulunmasına lüzum kalmıyor.
Bu üç aşamanın iktisadi yansıması şu manaya geliyor: Eskiden bilgisizlik veya ihmal yüzünden devre dışı kalan bir hak, güncel sistemle birlikte kendiliğinden vatandaşa ulaştırılıyor. Yani kâğıt üstünde mevcut olan ancak uygulamada karşılık bulmayan bir tazminat alacağının fiilen yürürlüğe konulması söz konusu.
Dördüncü Aşama: Kayıt Dışı Aracıların Savcılığa Bildirilmesi
25 Haziran 2026 tarihli ve 2026/15 sayılı Genelge ile yürürlüğe giren dördüncü adım, sektörün en köklü sorunlarından birini kökünden çözmeyi hedefliyor: usulsüz hasar aracılığı. Mevzuata aykırı hareket eden; kişilerin özel bilgilerine ve hasar dosyalarına izinsiz ulaşan, bunları kaydeden veya paylaşan; hukuk bürosu, hasar danışmanı ya da benzeri isimler altında değer kaybı ile tazminat ödemesi vadeden kişi ve kurumlar bundan böyle doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığı'na ihbar edilebilecek.
Genelgedeki en can alıcı kural şu şekilde: Tazminat hakkı, bizzat hak sahibinin kendisi, yasal temsilcisi, yetkilendirdiği avukatı veya birinci derece akrabaları haricinde başka hiçbir şahıs tarafından takip edilip tahsil edilemiyor. Bu kapsamın dışına taşan tüm mutabakatlar ve işlemler, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre doğrudan geçersiz kabul ediliyor. Kötüye kullanıma imkân tanıyan boşluklar ortadan kaldırılıyor; idari ve cezai müeyyideler yürürlüğe konuyor.
Bir iktisatçı perspektifiyle belirtmek gerekirse: Kayıt dışı aracılık yalnızca etik bir problemden ibaret değil; aynı zamanda sektördeki işlem maliyetlerini tırmandıran, sigorta kuruluşlarına lüzumsuz uyuşmazlık külfeti yükleyen ve en nihayetinde prim fiyatlarına sirayet ederek tüm sigorta yaptırmış kişileri olumsuz etkileyen sistemik bir maliyet unsuruydu. Söz konusu oluşumların tasfiye edilmesi, piyasanın verimliliği üzerinde doğrudan olumlu bir etki yaratacaktır.
Beşinci Aşama: OHİM Devreye Giriyor
Eylem planının son ve beşinci ayağı çok yakında uygulamaya konulacak: Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM). Bütün sigorta kuruluşlarının dahil olacağı bu merkezileştirilmiş ihbar mekanizması sayesinde sigortalılar, poliçelerinin hangi şirkette olduğuna bakılmaksızın kaza bildirimlerini tek bir kanaldan yapabilecekler. Günümüzde parça parça işleyen ihbar hatlarından doğan yavaşlık ve veri eksikliği gibi sorunlar böylece son bulacak.
OHİM projesini sadece pratik bir çözüm olarak değerlendirmek yetersiz bir bakış açısıdır. Tek bir noktada toplanan ihbar kayıtları, sigorta sektörünün hem tarife belirleme süreçlerine hem de kötü niyetli girişimlerin saptanmasına yardımcı olacak kıymetli bir veri havuzu oluşturuyor. Verinin getirdiği bu kabiliyet, süreç ilerledikçe sektörün genel ekonomik yapısı üzerinde oldukça önemli bir ağırlık yaratma potansiyeline sahip.
Büyük Resim: Güvensizlik Ortamının Ekonomik Maliyeti
Sigorta dünyasında yaşanan itimatsızlığın somut bir faturası mevcut. Bu maliyet sadece hukuki süreçlere taşınan ihtilaflarla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda sektöre dair genel bir itimat kaybına, poliçe alımına karşı oluşan mesafeli duruşa ve nihayetinde sigorta penetrasyon seviyesinin arzu edilen noktaya ulaşamamasına neden oluyor. Ülkemizdeki sigorta penetrasyon düzeyi, OECD ortalamasının oldukça gerisinde bir çizgide ilerliyor. Söz konusu tablonun iyileşebilmesi adına, hasar yönetimi süreçlerine dair inancın tazelenmesi elzem görünüyor.
SEDDK tarafından açıklanan beş basamaklı eylem programı, tam olarak bu güven eksikliğini giderme amacı taşıyan ciddi bir girişim. Standardizasyon, tarafsızlık, otomasyon, yaptırım gücü ve tek merkezden bildirim mekanizması; her bir unsur diğerini tamamlayacak şekilde kurgulanmış ve bütüncül sistem, öngörülebilir, süratli ve adil bir sigorta tecrübesi sunmayı hedefliyor. Yapılan bu reformun netice vermesi uygulama aşamasındaki titizliğe bağlı olsa da; izlenen istikamet isabetli, atılan adımlar gerçekçi ve ortaya konan irade oldukça net.
Ümit Güven AKÇAKAYA
Ekonomist & Sigorta Uzmanı
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.