Türkiye'nin demokrasi sınavı verdiği 15 Temmuz gecesi, sadece Anadolu’da değil, dünyanın dört bir yanına dağılmış Türk coğrafyasında da yankı buldu. Tarihin en zorlu sürgünlerini yaşayan Ahıskalı Türkler, o karanlık gecede sergiledikleri duruşla "vatan" kavramının sınır tanımadığını tüm dünyaya kanıtladı.
15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden tam 10 yıl geçti. O gece yaşananlar, sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin değil, gönlü Türkiye ile atan tüm Türk dünyasının en büyük imtihanıydı. Bu büyük imtihanda, köklerinden koparılmanın acısını kuşaklar boyu taşıyan Ahıskalı Türkler, sarsılmaz bir bağlılıkla demokrasi nöbetinin en ön safında yer aldı.
"Uçak Bulamazsam Yürüyerek Gelirim"
O gece Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tehdidi en derinden hisseden isimlerden biri Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Genel Başkanı Ziyatdin Kassanov oldu. Sürgün görmüş, devletsizliğin ağırlığını iliklerine kadar yaşamış bir toplumun lideri olarak Kassanov’un teşkilatına verdiği emir, tarihe bir "vatan sevdası manifestosu" olarak geçti:
"Ben uçak bulursam uçakla, bulamazsam yürüyerek geleceğim! Nerede olursanız olun, hemen meydanlara gidin!"
Sürgünün Acısı, Demokrasinin Umudu Oldu
Vatan hasretini en ağır bedellerle ödeyen Ahıskalı Türklerin o gece sergilediği bu destansı refleks, Türkiye’nin asla yalnız olmadığını bir kez daha hatırlattı. Ahıskalıların darbe girişimine karşı meydanları doldurması; "Türkiye sadece kendi sınırlarından ibaret değildir" gerçeğinin en somut göstergesiydi.
15 Temmuz’un 10. yıl dönümünde, o günkü birlik ve beraberlik ruhu bir kez daha hafızalara kazınıyor. "Uçak bulamazsam yürüyerek gelirim" diyerek yollara düşen o büyük irade, bugün hala Türkiye’nin özgürlüğü ve istikrarı için en güçlü teminat olmaya devam ediyor.
Bu destan; bir milletin, ne pahasına olursa olsun esir edilemeyeceğinin tüm dünyaya ilanıdır.
#ahıskalıtürkler #DATÜB #ziyattinkassanov #türkdünyası #15Temmuz
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.