Ana Akım / Gündem — Türkiye’de tahmini 240 binin üzerinde kişiyi ilgilendirdiği öne sürülen “staj ve çıraklık mağduriyeti” yeniden gündemde. Meslek liselerinde, çıraklık eğitim merkezlerinde veya üniversitelerde zorunlu staj yapmış kişiler, bu dönemlerde ödenen sigorta primlerinin emeklilik hesabına dahil edilmesini talep ediyor.
Mağduriyet Nasıl Ortaya Çıkıyor
Mevcut mevzuata göre staj ve çıraklık döneminde 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu kapsamında yapılan sigorta girişleri yalnızca “kısa vadeli sigorta kolları” olan iş kazası, meslek hastalığı ve genel sağlık sigortasını kapsıyor. Emeklilik için gerekli olan “uzun vadeli sigorta kolları” (yaşlılık, malullük, ölüm) bu dönemde yatırılmadığından, SGK kayıtlarında görünen bu tarihler emeklilik başlangıcı olarak sayılmıyor.
Bu durum özellikle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin ardından daha görünür hale geldi: sigorta başlangıç tarihi kritik önem kazanınca, staj döneminde kayıtlı görünen ama bu tarihi emekliliğe saydıramayan kişiler seslerini daha güçlü duyurmaya başladı. Mağdurlar arasında meslek lisesi öğrencileri, çıraklık eğitim merkezi mezunları ve zorunlu staj yapan üniversiteliler bulunuyor.
Talep Ne?
Mağdur grupların temel talebi, staj ve çıraklıkta geçen sürelerin — tıpkı askerlik veya doğum borçlanmasında olduğu gibi — geriye dönük borçlanma yoluyla uzun vadeli sigorta kapsamına alınması ve sigorta giriş tarihinin bu döneme çekilmesi. Mevcut mevzuatta bu tür borçlanma hakkı yalnızca avukatlık stajı gibi belirli meslek gruplarına tanınıyor.
Meclis’te Durum Ne?
Konuyla ilgili yasa teklifleri yıllardır Meclis gündemine taşınıyor; CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan’ın da aralarında bulunduğu bazı vekiller, staj ve çıraklık döneminin fiilen işe başlama tarihi olarak kabul edilip borçlanılabilir hale getirilmesini öngören kanun teklifleri sundu. Ankara kulislerinden yansıyan bilgilere göre, staj ve çıraklık sürelerinin bugünkü asgari ücret üzerinden borçlanılarak prim gününe sayılması yönünde bir formül üzerinde çalışıldığı öne sürülüyor.
Ancak bugün itibarıyla Meclis’ten geçip Resmi Gazete’de yayımlanmış bağlayıcı bir düzenleme bulunmuyor. Konu hâlâ teklif ve komisyon çalışması aşamasında.
Yargıdan Emsal Sayılabilecek Bir Karar
Bu arada Yargıtay, 16 yaşında çırak olarak işe başlayıp “eğitim almadığını, doğrudan üretime katıldığını” öne süren bir kişinin hizmet tespiti davasında yerel mahkeme kararını bozdu; çıraklık adı altında fiilen ve tam zamanlı üretime katılan kişilerin durumunun daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğine hükmetti. Hukukçular bu kararın, fiilen işçi gibi çalıştırılmış çıraklar için bireysel dava yolunu teorik olarak araladığını, ancak ispatının zor olduğunu ve tüm mağdurları kapsayan genel bir çözüm sunmadığını vurguluyor.
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.