Yapay zeka destekli siber güvenlikte "AI vs. AI" (Yapay Zekaya Karşı Yapay Zeka) dönemi resmen başladı. ABD'nin kritik yapay zeka modellerine yönelik erişim kısıtlamalarının ardından Türkiye, yerli ve milli imkanlarla geliştirilen "KA'OS" (Kognitif Artırımlı Ofansif Sistem) platformu ile bu alandaki stratejik hamlesini yaptı.
Doğanay Siber Emniyet Teknolojileri tarafından geliştirilen KA'OS, yapay zekanın yalnızca bir yardımcı değil, milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu yeni bir dönemi temsil ediyor. Sistem, kurumların siber dayanıklılığını artırmak amacıyla "otonom güvenlik operasyonları" yürütmek üzere tasarlandı.
"Saldıran Yapay Zeka ise Savunan da Yapay Zeka Olmalı"
Doğanay Siber Emniyet Teknolojileri CEO’su Hamza Aytaç Doğanay, siber savaş ortamının bir "kaos" haline geldiğini belirterek, KA'OS’un bu süreçteki rolüne dikkat çekti:
"Saldıran taraf yapay zeka olduğunda, savunanın da yapay zeka olması kaçınılmazdı. KA'OS, farklı yapay zeka modellerini, ileri güvenlik araçlarını ve uzman tecrübelerini bir araya getiren bir orkestrasyon platformudur. Amacımız yeni bir model üretmek değil, kurumların çoğu zaman farkında olmadığı siber riskleri kötü niyetli aktörlerden önce tespit etmektir."
Zero-Day Tehditlerine Yerli Çözüm
Sadece bilinen zafiyetleri listeleyen klasik tarayıcılardan farklı olarak KA'OS, henüz keşfedilmemiş "zero-day" zafiyetlerini tespit edebiliyor, kontrollü "PoC" (kavram kanıtlama) üretimi yapabiliyor ve tüm dijital ekosistemi (web, mobil, donanım, kripto varlıklar) tarayabiliyor.
Sistemin dikkat çeken teknik özellikleri ise şöyle:
Devasa Eğitim Verisi: 1 milyon 700 binden fazla güvenlik dokümanı ve 17.000'den fazla GitHub deposu ile eğitildi.
Tam Otonom Başarı: OWASP Juice Shop testlerinde yüzde 100, XBOW Validation Benchmark setindeki 104 senaryoda ise 104/104 tam başarı sağladı.
Token Bağımsızlığı: Birçok yapay zeka modelinin aksine "token" bazlı ücretlendirme gerektirmiyor, bu da maliyet avantajı sağlıyor.
Çevrimdışı Çalışabilme: Birçok operasyonunu internet bağlantısı olmadan gerçekleştirebiliyor, bu da üst düzey veri güvenliği sağlıyor.
"Stratejik Bir Güvenlik Gerekliliği"
KA'OS'un sahip olduğu yüksek kabiliyetler nedeniyle genel erişime açılmayacağını vurgulayan Doğanay, stratejilerini şu sözlerle özetledi:
"Bu yaklaşımı ticari değil, stratejik bir güvenlik gerekliliği olarak görüyoruz. İlk aşamada kritik altyapılar, savunma sanayii projeleri ve yüksek güvenlik gerektiren kurumlarla çalışıyoruz. Kurumlarımızın, yapay zeka tarafından istismar edilebilecek açıklarını öğrenme ve bunlara karşı hazırlıklı olma zamanı geldi."
Kurumlara "Güvenlik ve Kontrol" Uyarısı
Hamza Aytaç Doğanay, yapay zeka teknolojilerini kullanacak kurumlara ise kritik uyarılarda bulundu:
"Kontrolsüz güç, güç değildir. Kurumların yapay zeka sistemlerine sınırsız yetki vermemesi gerekiyor. Kritik karar mekanizmalarında mutlaka insan denetimi korunmalı ve hassas veriler kontrolsüz platformlarla paylaşılmamalıdır. Önümüzdeki dönemde en önemli soru hangi yapay zekanın kullanıldığı değil, bu yapay zekanın ne kadar denetlenebildiği olacaktır."
Haber: Editör
#yapayzeka #ABD #sibergüvenlik #gündem #Hamzaaytaçdoğanay
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.